pISSN -
eISSN 2602-3741

Genel Tıp Dergisi

Türkiye Atıf Dizini,

Ulakbim TR Dizini,

EBSCOhost,

Index Copernicus,

DOAJ,

tarafından indekslenmektedir.

Özet - Kan akımı infeksiyonlarından izole edilen Staphylococcus aureus suşlarında antimikrobiyal direnç paterni
Cem Çelik, Mustafa Zahir Bakıcı, Mustafa Gökhan Gözel, Aynur Engin, Havva Kaya

Amaç: Staphylococcus aureus kan dolaşımı enfeksiyonlarının önde gelen nedenlerinden birisidir. Bu çalışmada nozokomiyal kan akımı enfeksiyonlardan izole edilen S. aureus suşlarının kullanılan antibiyotiklere direnç oranlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmamızda Ocak 2009–Haziran 2013 arasında Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinde kan dolaşımı enfeksiyonlarından izole edilen S. aureus suşları incelenmiştir. Suşların tanımlanması ve antimikrobiyal duyarlılık testleri Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI) önerilerine göre otomatize sistem (BD, Phoenix, USA) kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda nozokomiyal kan dolaşımı enfeksiyonlarından izole edilen 257 S. aureus suşu incelenmiştir. Çalışmamız süresi içerisinde metisilin direnci ortalama %8.9 olarak tespit edilmiştir. Bu süre içerisinde vankomisin, teikoplanin ve linezolid’e karşı dirençli suş saptanmamıştır. Metisilin dirençli olan 23 suşun yıllar içerisinde vankomisin minimal inhibisyon konsantrasyonu (MİK) değerlerinde yıllara göre anlamlı bir değişim saptanmamıştır. Metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) suşlarının, metisilin duyarlı Staphylococcus aureus (MSSA) suşlarına oranla anlamlı düzeyde daha yüksek direnç oranlarına sahip olduğu görülmüştür. Sonuç: Staphylococcus aureus suşları ile yapılan direnç çalışmalarında farklı merkezlerden farklı oranlar bildirilmektedir. Bu nedenle ilaçlara karşı oluşan direnç gelişimi ile ilgili olarak merkezler bilgilerini sürekli güncellenmeli ve paylaşmalıdırlar. Çalışmamız sonucunda ortaya koyduğumuz lokal verilerin, ilgili bakterilere bağlı nozokomiyal kan dolaşımı enfeksiyonları ile mücadelede kullanılarak başarılı ampirik tedavi modellerinin oluşturulmasında ve bu mikroorganizmaların yayılımının önlenmesinde etkili olabileceğini düşünmekteyiz.

Cilt 23, Sayı 4 (2013)